Yaşlanan Nüfus ve Obezite Hastalığı Bel Ağrısını Tetikliyor

0
59

Sağlık ve yaşam koşullarının iyileşmesi nedeniyle artan yaşlı nüfusun yanı sıra obezite oranlarının da yükseldiği günümüzde eklem ve bel ağrılarına bağlı şikayetler de artıyor.

Özel Sağlık Hastanesi Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Arman Öztürk, uzayan ortalama yaşam süresi, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının bel hastalıklarına davetiye çıkardığını söyledi.

Omurganın vücudun temel taşıyıcısı olduğunu ve artan yaşla birlikte kas – iskelet yapısının bozulmaya başladığını belirten Uzm. Dr. Arman Öztürk, her bel ağrısının fıtık nedeniyle olmadığını bu konuda uzman hekimin doğru tedaviyi uygulaması gerektiğini söyledi.

TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI

Bel ağrısı tedavisinin kişiye özel planlanması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, “Bel ağrısı uzun süredir var olan ve tıp insanlarının da üzerinde durduğu önemli konulardan biri.

Eğer hastada bel ağrısı ve hafif kalça ağrısı varsa, ağrı bacağa ve dizin altına doğru yayılmıyorsa, kuvvet kaybı ve ciddi uyuşma yoksa ya da idrar, büyük abdest tutamama gibi belirtiler yoksa bel fıtığı olma ihtimali de düşük oluyor. Bu belirtilerin olmadığı bel ağrılarının neredeyse yüzde 90’ı fıtık ilişkisiz olarak belirlenmiş. Hatta kişinin MR’ında fıtık çıksa bile bu ağrının fıtık ilişkisiz olduğu gösterilmiş. Çünkü her fıtığın derecesi aynı olmuyor, vücut zaman içinde kendisini onarabiliyor. Fıtık aslında omurga yaşlanmasının doğal bir eşlikçisi olarak görülüyor” diye konuştu.

AŞIRI KİLO VE HAREKETSİZ YAŞAMRİSKİ ARTIRIYOR

Bel ağrısında muayene hasta hikayesi ve şikayetlerinin yol gösterici olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Arman Öztürk, “Hastanın MR sonucuna göre fıtık olmadığına karar verdiğimizde eğer aşırı kilo varsa hastanın kilo vermesi için yönlendiriyoruz. Verilen her kilo bel üzerindeki baskınında azalmasını sağlıyor. Hastamızın günlük yaşam aktivitelerini düzenliyoruz. Bunlar, araba kullanırken cüzdanı cebine bir cebine koyup asimetrik oturuşlar yapmamak. Masa veya bilgisayar başında çok çalışıyorsa kambur ya da kaykılarak oturuşlar yapmamak. Ağır sırt çantaları, ya da tek kola takılan asimetrik yükleri mümkün olduğunca hayatından uzaklaştırmak. Doğru yük nasıl taşınır, nasıl kaldırılır? Bunların hepsini anlatıyoruz. Sonrasında ilaç tedavisine başlıyoruz. İlaçla da geçmiyorsa, ultrasonla ya da Skopi dediğimiz cihazla bakarak ilgili kasa, bağa veya ekleme nokta atışı, enjeksiyon tedavisi yapıyoruz. Fizik tedavi uygulamaları da beraberinde yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

UZMAN HEKİME DANIŞIN

Cerrahi müdahalenin en son çare olarak uygulandığını dile getiren Uzm. Dr. Arman Öztürk, şöyle devam etti: “ Eğer hastanın bacağında kuvvet kaybı ve ciddi uyuşma varsa ya da idrar, büyük abdest tutamama gibi belirtiler bulunuyorsa hızlıca cerrahi müdahaleye yönlendiriyoruz. Tabi bel ağrısı için önerdiğimiz günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi ve obeziteden uzak durulması gibi konular burada da geçerli oluyor. Her hastanın durumu farklılık gösterdiği için tanı ve tedavinin de mutlaka uzman hekimler gözetiminde yürütülmesi büyük önem taşıyor”