Silivri Demokrasi Platformu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yayınladığı bildiride, kadın cinayetlerine, savaşlara ve yoksulluğa dikkat çekerek toplumsal muhalefete “ses yükseltme” çağrısında bulundu.
Silivri Demokrasi Platformu, 8 Mart’ın bir kutlama günü değil, bir itiraz ve mücadele günü olduğunu vurgulayan sert bir bildiri yayınladı. Hem küresel çaptaki emperyalist savaşların yarattığı yıkıma hem de Türkiye’de tırmanan kadın cinayetlerine değinilen metinde, “Kötülüğe ortak olmamak için birleşme zamanı” mesajı verildi.
“70 Kadın Katledildi, Zihniyet Aynı”
Bildiride, 2026 yılının henüz ilk aylarında olmamıza rağmen Türkiye’de 70 kadının erkek şiddetiyle hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Ortadoğu’daki savaşların ve yereldeki şiddetin aynı kökten beslendiğini savunan platform, şu ifadeleri kullandı:
“Kadınları evde ve sokakta öldüren erkek egemen düzen ile savaşlarda kadınları ve çocukları katleden güç politikaları aynı zihniyetin ürünüdür. Kadınların eşit ve özgür yaşayabilmesinin temel şartı laik, demokratik ve barış içinde bir toplum düzenidir.”
Geniş Katılımlı Mücadele Çağrısı
Silivri halkına ve demokratik kitle örgütlerine yönelik yapılan çağrıda; sendikalar, meslek odaları ve hak savunucuları birlikte hareket etmeye davet edildi. Bildiride, sessiz kalmanın kötülüğü büyüteceği uyarısı yapılarak şu talepler sıralandı:
- Savaşa ve şiddete karşı barış,
- Yoksulluk ve güvencesizliğe karşı ekonomik adalet,
- Baskılara karşı laiklik ve tam eşitlik.
“Kötülüğü Kapımızın Önünden Süpürelim”
Bildirinin sonuç bölümünde, toplumun her kesiminin adalet talebiyle sokağa ve dayanışmaya çağrıldığı görülüyor: “Kötülük kapımızın önünde her gün büyürken, evimize girmeden kötülüğü süpürmek için itirazımızı birleştirme zamanıdır.”







































