Silivri’de Karayolları Genel Müdürlüğü’nün taşeron şirketler eliyle hayata geçirmek istediği iki ayrı kalker ocağı projesi, çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu.
Silivri Tarihi Kültürel Mirası Koruma Eğitim ve Araştırma Derneği,
Danamandıra Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği,
Silivri Kent Konseyi Kültürel Miras ve Tarih Çalışma Grubu,
Silivri Demokrasi Platformu, Silivri Çevre Derneği ve çevre gönüllüleri tarafından yapılan ortak açıklamada, projelerin ciddi çevresel ve hukuki sakıncalar barındırdığı belirtildi.
Toplantıda “Yeni Ocak Yok” Denildi, Dosyada “Yeni Ocak Açılacak” Yazıyor
Açıklamada, 5 Şubat 2026 tarihinde Silivri’de düzenlenen yol yapımı tanıtım toplantısında dolgu malzemelerinin mevcut ocaklardan temin edileceğinin ve yeni ocak açılmayacağının ifade edildiği hatırlatıldı.
Ancak proje tanıtım dosyalarında, Silivri’nin Danamandıra Mahallesi’nde toplam 35,67 hektarlık orman alanında iki yeni kalker ocağı açılacağının açıkça yer aldığı vurgulandı.
Proje belgelerinde çıkarılacak kalkerin Kınalı–Tekirdağ–Çanakkale–Savaştepe Otoyolu ve Kınalı–Malkara Otoyolu projelerinde kullanılacağının belirtildiği kaydedildi.
Yetkililerin toplantıdaki beyanları ile resmi proje dosyaları arasındaki çelişkinin kamuoyunun yanıltılması anlamına geldiği savunuldu.
35,67 Hektar Orman Alanı Madenciliğe Açılıyor
Açıklamaya göre projelerin kapsamı şöyle:
- Proje-1: 22,28 hektarlık orman alanında, yıllık 1 milyon ton üretim kapasiteli ve 17 yıl sürecek işletme planı.
- Proje-2: 13,39 hektarlık orman alanında, yıllık 1 milyon ton üretim kapasiteli ve yaklaşık 11 yıl sürecek işletme planı.
Toplamda 35,67 hektarlık orman alanının madencilik faaliyetlerine açılacağı ve projelerin uzun yıllar boyunca süreceği belirtildi.
Mevzuata Aykırılık İddiası
Sivil toplum kuruluşları, projelerin birçok yönetmelik ve kanuna aykırılık taşıdığını öne sürdü.
Özellikle içme suyu havzaları açısından risk oluşturduğu belirtilen projelerin, Terkos ve Mandıra Barajı koruma alanlarına yakınlığına dikkat çekildi. Ayrıca:
- Orman vasfındaki alanlarda kalıcı ekosistem zararı riski,
- Toz emisyonu sınır değerlerinin aşılması ihtimali,
- Yerleşim alanlarına yakınlık nedeniyle gürültü ve titreşim sorunu,
- Mandıra Deresi ve yan kollarına olası etkiler,
- Günlük yüzlerce kamyon seferinin yaratacağı trafik yoğunluğu ve güvenlik riski
gibi başlıklar kamuoyuyla paylaşıldı.
“ÇED Olumlu Kararı Verilmemeli”
Ortak açıklamada, projelere mevcut haliyle “ÇED Olumlu” kararı verilmemesi çağrısında bulunuldu.
Yıllık üretim kapasitesinin 1 milyon tonun üzerinde olduğu belirtilerek, projenin kapsamlı ÇED sürecine dahil edilmesi gerektiği vurgulandı. Yanıltıcı beyanların düzeltilmesi ve mevzuata aykırılıkların giderilmesi talep edildi.
Açıklama, “Silivri halkı doğru bilgilendirilmeli, çevre korunmalıdır” ifadeleriyle son buldu.













































