Alevi Kurumlarından MEB’in “Ramazan Ayı Genelgesi”ne Tepki

0
1

Alevi dernek ve federasyonları, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarda Ramazan ayına yönelik etkinlikleri içeren genelgesine sert tepki gösterdi. Kurumlar, düzenlemenin laiklik ilkesine aykırı olduğunu savunarak geri çekilmesini istedi.

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 12 Şubat 2026 tarihinde valiliklere gönderilen ve Bakan Yusuf Tekin imzasını taşıyan “Ramazan Ayı Genelgesi”, Alevi kurumlarının tepkisine neden oldu.

Aralarında Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu ve Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’nun bulunduğu çok sayıda kurum ortak bir açıklama yayımladı.

“Laiklik ilkesine aykırı”

Açıklamada, söz konusu genelgenin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yer alan laiklik ilkesine aykırı olduğu savunularak, düzenlemenin “pedagojik bir ihtiyaçtan değil, ideolojik bir yönlendirmeden kaynaklandığı” öne sürüldü.

Genelgede yer aldığı belirtilen; okullarda Ramazan şenlikleri düzenlenmesi, iftar programları yapılması, ortak iftar sofraları kurulması, davul çalınması, cami ziyaretleri ve okul ortamlarının Ramazan ayına uygun şekilde süslenmesi gibi faaliyetlerin kamusal eğitim alanını dini referanslarla yeniden şekillendirdiği iddia edildi.

Alevi kurumları, söz konusu uygulamanın “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı verilen müfredata dayandırılmasının da kaygı verici olduğunu belirtti.

“Kamusal eğitim tarafsız olmalıdır”

Ortak açıklamada, devletin tüm inanç gruplarına eşit mesafede durması gerektiği vurgulanarak, okulların dini propaganda alanı ya da siyasal iktidarın ideolojik zemini haline getirilemeyeceği ifade edildi.

Alevi toplumunun tarihsel olarak inkâr ve asimilasyon politikalarına maruz kaldığı savunulan açıklamada, zorunlu din dersleri ve tekçi müfredat uygulamalarının bu sürecin parçası olduğu ileri sürüldü.

“Genelge geri çekilmeli”

Alevi kurumları, “Ramazan Ayı Genelgesi”nin ve “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” olarak adlandırılan müfredatın iptal edilmesini talep ederek, hukuki ve demokratik mücadele yollarının kullanılacağını duyurdu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Laiklik bir lütuf değil, toplumsal mücadelelerle kazanılmış bir haktır. Çocuklarımızın siyasal-dini projelere teslim edilmesine izin vermeyeceğiz. Eğitim politikaları; çoğulcu, eşitlikçi ve bilimsel bir temelde yeniden düzenlenmelidir.”

Kurumlar, hiçbir çocuğun inancı ya da kimliği nedeniyle baskı altına alınmaması gerektiğini belirterek, laik, bilimsel ve eşit yurttaşlık temelinde kamusal eğitim vurgusu yaptı.