Gazeteci Mehmet Mert, Damga TV’deki yayınında Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ile ilgili şaşırtıcı açıklamalarda bulundu. Mert, Balcıoğlu’nun Silivri’nin en lüks sitelerinden birinde aldığı ev ile yaklaşık 11 milyon TL değerinde iddia ettiği kol saatini gündeme taşıyarak,
“Hangi parayla bu kadar lüks yaşıyorsunuz?” sorusunu yöneltti.
Aynı yayında Balcıoğlu’nun eşi Hayriye Balcıoğlu’nun lüks yaşam tarzı ve kıyafet tercihleri de eleştiri konusu yapıldı.
Mehmet Mert’in Bora Balcıoğlu hakkındaki iddiaları bununla da sınırlı kalmadı. Mert, Balcıoğlu’nun küçük yaşta kaybettiği babasına villa aldığını ileri sürerken, ortaya attığı bu iddianın nasıl asılsız olduğu fark edilmeden kamuoyuna sunuldu. Daha da dikkat çekici olan ise, Mert’in Facebook paylaşımında “babasına villa aldı” derken, Instagram’da bu iddiayı değiştirerek “annesine de villa aldı” ifadelerini kullanmasıydı.
Mert ayrıca Bora Balcıoğlu’nun dayısının yanında çırak olarak çalıştığını, kazancının da buradan geldiğini ima ederek, “Kasaplıkta daha fazla kazanılır ama şatafat içinde yaşanmaz” sözleriyle eleştiriyi farklı bir noktaya taşıdı. Bununla birlikte Balcıoğlu’nun hafta sonlarını Kıbrıs’ta, Paris’te ve Londra’da geçirdiğini yazdı. Oysa, herhangi bir hafta sonu Silivri’ye gelinse, Bora Balcıoğlu’nu sahilde ya da sokakta görülebileceğini rahatlıkla tahmin ediyorum.
Şunu açıkça ifade etmek gerekir:
Mehmet Mert, bu bölgenin en başarılı gazetecilerinden biridir ve ulusal basında da tanınan bir isimdir. Günümüz siyasetçilerinin ve ailelerinin nasıl şatafat içinde yaşadığını, ülke kaynaklarının nasıl israf edildiğini Mehmet Mert’ten daha iyi bilen çok az kişi vardır.
Ancak belli ki Bora Balcıoğlu’nun aileden varlıklı olduğu gerçeği göz ardı ediliyor. Balcıoğlu ailesinin, küçük bir varlığını satsa dahi iddia edilen bu rakamların çok daha fazlasını karşılayabilecek güce sahip olduğu bilmiyor ya da bilmek istemiyor.
İnsanların birbirleriyle kişisel alıp veremedikleri olabilir. Ancak bu tür meseleler, eldeki gücü kullanarak ima ve algı yoluyla değil; ya yüz yüze söylenerek ya da belgeyle ortaya konularak dile getirilmelidir. “Bu yolsuzluğu yaptı” denecekse, bunun dayanağı açık ve net olmalıdır.
Kendi çıkardığı gazetenin ana sayfasına,
“İnsanlar Bakar, Çalıyor Bu Der”
şeklinde bir manşet atmak; yalnızca hedef alınan siyasetçiye değil, ona oy veren binlerce Silivrili seçmene de açık bir saygısızlıktır.
Söylentiler, Mehmet Mert’in yazdığı kitabı Silivri Belediyesi’nin satın almaması ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ile yaşadığı tartışmanın ardından CHP’li belediyelere karşı daha mesafeli bir tutum aldığı yönündedir.
Bu doğru olabilir ya da olmayabilir; ancak böyle bir algının oluşması bile gazetecilik açısından sorgulanması gereken bir durumdur.
Sonuç olarak;
Bora Balcıoğlu’na yönelik ortaya atılan bu iddialar, Silivri halkının yüksek oy oranıyla seçtiği bir belediye başkanı olduğu ve bir sonraki seçimde de Silivri Belediye Başkanlığı için en güçlü adaylardan biri olduğu gerçeğini değiştirmez.
Eleştiri olur, soru sorulur.
Ama gazetecilik, ima ile değil belgeyle yapılır.





































