USD 49,6361 %0,14
EURO 55,9251 %0,34
GRAM ALTIN 6.532,15 %-1,01
Hava Durumu İSTANBUL 18,7° Az Bulutlu
Köşe Yazıları Faysal BULUT Faysal Bulut Yazdı I Sizin Eğlenceniz, Onların Hayatı
Faysal BULUT
Faysal BULUT

Faysal Bulut Yazdı I Sizin Eğlenceniz, Onların Hayatı

Öldürülen hayvanların birer başarı göstergesi gibi sergilendiği paylaşımlar, vicdani bir soruyu gündeme getiriyor: Bir canlının yaşamına son vermek nasıl eğlenceye dönüşebilir?

Faysal Bulut Yazdı I Sizin Eğlenceniz, Onların Hayatı

Bir Canı Öldürmek Ne Zaman Marifet Oldu?

Bir otomobilin kaputuna sıra sıra dizilmiş bıldırcınlar… Yan yana yatırılmış tavşanlar… Arkalarında poz veren insanlar ve fotoğrafın altında bir cümle: “Bugünkü nasibimiz.”

Bu fotoğraflara baktığımda ben bir başarı göremiyorum. Doğada kanat çırpması, koşması, yaşamaya devam etmesi gereken canlıların cansız bedenlerini görüyorum.

Sonra yorumları okuyorum:

“Kanlı olsun.”
“Rastgele.”
“Maşallah.”

Bir canlının ölümünü kutlayan bu dil üzerine biraz düşünmemiz gerekmiyor mu? Nasıl oluyor da öldürülen hayvanların sayısı arttıkça tebrikler de çoğalıyor?

Avcılık bir spor olarak anlatılıyor. Dernekleri, lokalleri, bir araya gelen toplulukları var. Elbette insanların örgütlenmesine, dostluk kurmasına, birlikte vakit geçirmesine itirazım yok. Benim itirazım, bu birlikteliğin bir parçası olarak hayvanların öldürülmesine ve cansız bedenlerinin gururla sergilenmesine.

Sormak istiyorum: Bu fotoğraflarda övünülen şey tam olarak nedir?

Bir kuşun uçuşunu durdurmak mı? Bir tavşanın koşusunu sonsuza kadar kesmek mi? Eve daha çok hayvan ölüsüyle dönmek mi?

“Bugün kırk tane vurdum” diyen bir paylaşımı gördüğümde, o sayının arkasındaki hayatları düşünüyorum. Her biri yaşayan, ürken, beslenen, doğanın içinde kendine bir yer bulan bir canlıydı. Yavrusu var mıydı, geride ona bağımlı bir canlı kaldı mı, bilmiyoruz. Tetiğe basmadan önce bunları düşünüyor muyuz?

Benim sözüm, öldürmeyi eğlenceye dönüştüren anlayışa. Vurulan hayvanları bir başarı tablosu gibi dizip paylaşanlara. Bir canın ölümünü, arkadaşlarından alkış alacağı bir gösteriye çevirenlere.

İnsanın hayatını sürdürmek için beslenmesiyle, öldürmenin kendisinden heyecan duyması üzerine ayrı ayrı düşünmek gerekir. Burada beni rahatsız eden, tam da o heyecanın övünçle sergilenmesi. Fotoğrafta sayı büyüdükçe gururun da büyümesi.

Böyle paylaşımlar karşısında “Bunun neresi spor?” diye sormaktan insan kendini alamıyor.

Doğada bulunmayı seviyorsanız yürüyün. Ormanda koşun, patikaları keşfedin. Kuşları gözlemleyin, fotoğraflarını çekin. Sabahın sessizliğini dinleyin. Bir tavşanı ürkütmeden izleyebilmenin sabrını deneyin.

Doğayla kurulabilecek onca güzel ilişki varken neden geriye kanlı bir fotoğraf kalsın?

Bir kuşu uçarken seyretmek, sesini tanımak, yaşadığı yeri korumak da insana mutluluk verebilir. Üstelik o mutluluğun ardından kuş uçmaya, tavşan koşmaya devam eder.

Bu yazıyı okuyan avcılara çağrım çok açık: Elinizi vicdanınıza koyun. Sosyal medyada paylaştığınız o fotoğrafa bir kez de öldürdüğünüz canlının tarafından bakmayı deneyin.

Sizin için birkaç saatlik bir uğraş olan şey, onun bütün hayatı.

Doğadan dönerken yanınızda güzel bir hatıra getirin. Bırakın, orada karşılaştığınız canlılar yaşamaya devam etsin.

Yorumlar 0

Bu yazı için henüz onaylı yorum bulunmuyor. İlk yorumu siz yapın.

Faysal BULUT Diğer Köşe Yazıları