USD 46,1116 %0,02
EURO 53,1487 %-0,94
GRAM ALTIN 6.409,16 %-3,23
Hava Durumu İSTANBUL 19,9° Açık
Haberler Gündem Faysal Bulut Yazdı I Danamandıra'nın Taşı mı Değerli, Ormanı mı Değersiz?
Gündem

Faysal Bulut Yazdı I Danamandıra'nın Taşı mı Değerli, Ormanı mı Değersiz?

06.06.2026 17:14 GÜNCELLEME:06.06.2026 22:17

Danamandıra'nın Taşı mı Değerli, Ormanı mı Değersiz?

Danamandıra’nın taşı mı bu kadar değerli, yoksa ormanı bu kadar değersiz mi?

Eğer orman değerli olsaydı, bir daha asla yeşermeyecek şekilde toprağın altını üstüne getiren, devasa çukurlar açan taş ocaklarına bu kadar kolay teslim edilir miydi?

Silivri’nin akciğerleri olarak bilinen Danamandıra’da yaşananlar artık basit bir “ağaç kesimi” değil. Bu, doğrudan bir yaşam alanının yok edilmesidir.

Danamandıra Köyü Yardımlaşma, Dayanışma ve Çevre Koruma Derneği’nin aktardığına göre süreç geçtiğimiz yılın başında başladı.

Yeni bir taş ocağının açılması ve iki taş ocağının genişletilmesi kapsamında yaklaşık 150 dekarlık ormanlık alan kesilerek taş ocaklarına teslim edildi.

Patlatmalar yerleşim alanlarına çok yakın noktalarda yapıldı. Köy sarsıldı. İnsanlar her patlamada kendini sokağa attı. Çocuklar okuldan çıkarıldı.

Daha da vahimi, patlatma alanına yalnızca 50 metre mesafede, Roma dönemine ait yaklaşık 1600 yıllık ve tescilli su kanalları bulunuyor.

İlk tahribatın ardından henüz üç ay geçmişken yeni bir genişleme kararı alındı.

Üç taş ocağının daha genişletilmesi ve yeni bir taş ocağının açılması planlandı. Bu kez hedefte, dört ayrı bölgede yaklaşık 250 hektarlık ek orman alanı vardı.

Yani kesim durmadı, büyüdü.

İddialar daha da çarpıcı.

2017 yılında alınan “ÇED Olumlu” kararına rağmen proje dokuz yıl boyunca hayata geçirilmedi.

Oysa mevzuat açık. ÇED’e konu projelerin belirli süre içinde faaliyete geçmemesi hâlinde kararın geçerliliğini yitirmesi gerekiyor.

Buna rağmen yaklaşık 145 dönümlük alanda kesim yapıldığı, hatta Salı günü itibarıyla yeni kesimlerin sürdüğü ifade ediliyor.

Bu noktada mesele sadece doğa değil, hukuk meselesidir.

Taş ocakları, Mandıra Deresi havzasının hemen dibinde yer alıyor.

Bu hat sadece bir dere değil. Aynı zamanda İSKİ üzerinden Silivri’de 17 mahalleye içme suyu sağlayan önemli bir kaynak.

Yani mesele artık sadece ağaç değil; su, yaşam ve gelecek meselesi.

Bugün Danamandıra Ormanı’nda bir yangın çıksa, bütün Silivri seferber olur.

İnsanlar kovalarla, bidonlarla yollara düşer; bir ağacı kurtarmak için canla başla mücadele eder.

Ama aynı insanlar, yangından çok daha büyük bir felaketin göz göre göre ilerlediğini ya fark etmiyor ya da görmek istemiyor.

Çünkü burada yaşanan bir yangın değil.

Bir orman yangınından sonra doğa kendini 10–15 yıl içinde toparlayabilir.

Ama taş ocaklarında;

Orman tamamen ortadan kaldırılıyor,

Toprak tabakası kazınıyor ve yok ediliyor,

30–40 metre derinliğinde devasa çukurlar açılıyor.

Ve o alanlar binlerce yıl geçse bile eski hâline dönemiyor.

Bu, sessiz ilerleyen ama kalıcı iz bırakan bir yıkım.

Danamandıra ile Gümüşpınar arasındaki orman hattının tamamen yok olma riski var.

Ama en az bunun kadar düşündürücü olan başka bir gerçek daha var: sessizlik.

Bölge halkı, yerel medyanın konuya yeterince ilgi göstermediğini söylüyor.

Siyasetçilerin, kurumların ve bazı sivil toplum kuruluşlarının ise sahada çözüm üretmek yerine çoğu zaman ziyaret ve fotoğraf vermekle yetindiği eleştiriliyor.

Danamandıra Köyü Yardımlaşma, Dayanışma ve Çevre Koruma Derneği ise tüm başvurulara rağmen kesimlerin durmadığını ifade ediyor.

Danamandıra bugün bir yol ayrımında.

Ya bu süreç durdurulacak ya da Silivri’nin akciğerleri, su kaynakları ve doğal mirası geri dönüşü olmayacak şekilde kaybedilecek.

Ve o zaman hepimiz şu soruyla baş başa kalacağız:

Yangında koşarak kurtarmaya çalışacağımız o orman, bugün gözümüzün önünde yok edilirken neden susuyoruz?

Faysal BULUT Haberi Ekleyen Faysal BULUT Editor Profili Gör
Haber Kaynağı Silivri Tv

Yorumlar 0

Bu haber için henüz onaylı yorum bulunmuyor. İlk yorumu siz yapın.