Kategori: Ana Sayfa

  • Sanatı ve Kadın Emeğini Geliştirme Derneği’nden Anlamlı Katkı

    Sanatı ve Kadın Emeğini Geliştirme Derneği’nden Anlamlı Katkı

    Rumeli Üniversitesi Sanat Günleri kapsamında, Evim Atölyem iş birliğiyle Sanatı ve Kadın Emeğini Geliştirme Derneği adına anlamlı bir sunum gerçekleştirildi. Dernek üyesi Elif Sezgin tarafından yapılan “Sanat ve Tasarımda Kadın Emeği” başlıklı sunum, etkinliğe katılanlar tarafından ilgiyle takip edildi.

    Sunumda, kadın emeğinin sanat ve tasarım alanındaki görünürlüğünün artırılması, üretim süreçlerindeki katkısının daha güçlü şekilde vurgulanması ve bu alanda toplumsal farkındalığın geliştirilmesi konuları ele alındı.

    Etkinlik sonunda, değerli katkılarından dolayı Elif Sezgin’e teşekkür edilirken, iş birliği ve ev sahipliği için Rumeli Üniversitesi’ne de ayrıca teşekkür edildi.

  • Ziraat Mühendisleri Öğrencilerle Buluştu

    Ziraat Mühendisleri Öğrencilerle Buluştu

    Silivri Şerife Baldöktü Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Tarım Bölümü tarafından düzenlenen “Kariyer Günleri ve Teraryum Yarışması” etkinliği, Silivri İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personelinin katılımıyla gerçekleştirildi.

    Etkinliğe İlçe Müdürlüğünde görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisleri Bülent Atabey ve Elif Totu Genç konuşmacı olarak katıldı. Program kapsamında öğrencilere meslek planlaması, mesleki tecrübeler ve Silivri’nin tarımsal altyapısı hakkında kapsamlı bilgiler verildi. Öğrenciler, merak ettikleri konuları uzmanlara doğrudan sorma fırsatı buldu.

    Etkinlik çerçevesinde ayrıca öğrencilerin yaratıcılıklarını ve mesleki becerilerini ortaya koydukları bir teraryum yarışması düzenlendi. Yarışmada dereceye giren ilk üç öğrenci, jüri üyeliğini üstlenen ziraat mühendisleri tarafından belirlendi.

  • Göz Ovuşturan Çocuklarda Alerji Görülebiliyor

    Göz Ovuşturan Çocuklarda Alerji Görülebiliyor

    Bahar aylarında artan polen yoğunluğu, çocuklarda alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Yorgun ya da uykusuz görünen, sınıfta dikkatini toplamakta zorlanan, sürekli burnunu silen bir çocuk aslında fark edilmeyen bir alerjik tabloyla karşı karşıya olabiliyor. Türkiye’de yapılan güncel değerlendirmelere göre toplumun yaklaşık yüzde 20’si alerjik belirtiler gösterirken, son yıllarda özellikle çocuklarda görülen alerji vakalarındaki artış dikkat çekiyor.

    Masum Bir Alışkanlık Değil: Göz Ovuşturma Alarm Veriyor

    Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Hekimi Doç. Dr. Serdar Nepesov, göz ovuşturmanın aileler tarafından çoğu zaman dikkate alınmadığını belirterek “Çocukların sık sık gözlerini ovuşturması, özellikle kaşıntı ve sulanma ile birlikte görülüyorsa bu durum alerjik bir süreci düşündürebilir” dedi.

    Alerjik reaksiyonlar göz yüzeyinde hassasiyete yol açarken çocuklar bu rahatsızlığı refleks olarak ovuşturarak gidermeye çalışıyor. Bu durum şikayetlerin daha da artmasına neden olabiliyor. “Göz ovuşturma, alerjinin hem belirtisi hem de şikayetleri artıran bir faktördür” diyen Doç. Dr. Nepesov, özellikle bahar aylarında bu davranışın göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguluyor.

    Belirtiler Sadece Gözle Sınırlı Kalmıyor

    Alerjik reaksiyonlar çocuklarda tek bir belirtiyle sınırlı kalmıyor. Göz şikayetlerine çoğu zaman burun akıntısı, hapşırık ve burun tıkanıklığı da eşlik ediyor. Doç. Dr. Nepesov, “Alerjik hastalıklar bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Göz, burun ve solunum yolu belirtileri genellikle birlikte görülür” diyerek ailelerin bu tabloyu bütüncül şekilde ele alması gerektiğini ifade ediyor.

    Çocuklarda Bahar Alerjisinin 5 Önemli Sinyali

    Doç. Dr. Serdar Nepesov, çocuklarda sık görülen alerjik belirtileri şu şekilde sıralıyor:

    • Sık göz ovuşturma ve kaşıntı
    • Gözlerde sulanma ve kızarıklık
    • Sürekli hapşırma ve burun akıntısı
    • Burun tıkanıklığı ve ağızdan nefes alma
    • Uyku kalitesinde düşüş ve huzursuzluk

    Bu belirtiler çoğu zaman soğuk algınlığı ile karıştırılabiliyor. Ancak ateş ve genel halsizlik olmadan uzun süre devam eden şikayetler alerjiyi düşündürüyor.

    Alerjiden Korunmak İçin Ailelere 5 Öneri

    Bahar alerjisinin etkilerini azaltmak için günlük yaşamda alınabilecek basit önlemler büyük önem taşıyor. Doç. Dr. Nepesov, ailelere şu önerilerde bulunuyor:

    • Polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde dışarı çıkışı sınırlandırın
    • Eve geldikten sonra çocukların yüzünü ve ellerini yıkayın
    • Açık havada kurutulan çamaşırları kullanmamaya özen gösterin
    • Evde düzenli temizlik yaparak toz ve alerjenleri azaltın
    • Şikayetler devam ediyorsa mutlaka hekime başvurun

    Bu önlemler, alerjik belirtilerin şiddetini azaltmada önemli rol oynuyor.

    Erken Önlem Alınmazsa Günlük Yaşam Etkileniyor

    Kontrol altına alınmayan alerjik hastalıklar çocukların yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Uyku düzeninde bozulma, dikkat dağınıklığı ve okul performansında düşüş en sık karşılaşılan sonuçlar arasında yer alıyor. “Çocuklar gece rahat uyuyamadığında bu durum gündüz davranışlarına da yansır” diyen Doç. Dr. Nepesov özellikle bahar aylarında artan şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

    Çakmak Erdem Hastanesi’nden Çocuk İmmünolojisi ve Alerji Hastalıkları Hekimi Doç. Dr. Serdar Nepesov, çocuklarda alerjik belirtilerin erken fark edilmesinin önemine dikkat çekerek “Göz ovuşturma gibi basit görünen davranışlar aslında önemli bir uyarı olabilir. Ailelerin bu sinyalleri doğru okuması, çocukların sağlıklı bir yaşam sürmesi açısından önemli rol oynar” mesajını paylaşıyor.

  • Silivri’de Çalıştay: Çocukların Beklentileri Masaya Yatırıldı

    Silivri’de Çalıştay: Çocukların Beklentileri Masaya Yatırıldı

    Silivri’de çocukların kent yaşamına dair söz hakkını güçlendirmeyi amaçlayan “İstanbul Çocuk Dostu Şehir Çalıştayı”, Kaymakamlık koordinasyonunda ve öğrenci meclislerinin katılımıyla gerçekleştirildi. İstanbul Rumeli Üniversitesi Silivri Yerleşkesi’nde düzenlenen programda, çocukların güvenli, erişilebilir ve sosyal açıdan güçlü bir şehir beklentileri ele alınırken; Kaymakam Tolga Toğan ve Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu da çalıştaya katılarak sürece destek verdi.

    Çalıştaya Silivri Kaymakamı Tolga Toğan’ın yanı sıra Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’da katıldı. Programda, çocukların yaşadıkları şehirde daha aktif söz sahibi olmaları, ihtiyaç ve beklentilerinin doğrudan ifade edilmesi ve yerel yönetim politikalarına yansıtılması hedeflendi.

    Öğrenci meclislerinin katkılarıyla şekillenen çalıştayda; güvenli yaşam alanları, eğitim olanakları, sosyal ve kültürel faaliyetler ile çevre bilinci gibi başlıklar ele alındı. Çocukların görüş ve önerileri, ilgili kurumlar tarafından değerlendirilmek üzere kayıt altına alındı.

    Silivri Kaymakamlığı öncülüğünde gerçekleştirilen çalıştayın, çocuk dostu şehir anlayışının güçlendirilmesine ve yerel düzeyde daha kapsayıcı politikaların geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

  • Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek: “Belirsizlik Arttıkça Kaygı Kolektif Bir Duyguya Dönüşüyor”

    Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek: “Belirsizlik Arttıkça Kaygı Kolektif Bir Duyguya Dönüşüyor”

    İstanbul Rumeli Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Faruk Şimşek, son dönemde artan toplumsal kaygının bireysel değil, kolektif bir ruh hali olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sürekli değişen gündem, ekonomik dalgalanmalar ve küresel gelişmelerin bireylerin kontrol duygusunu zayıflattığını ifade eden Şimşek, “Belirsizlik uzadıkça zihinsel yorgunluk artıyor ve kaygı daha yaygın bir hale geliyor” dedi.

    “Kontrol hissinin azalması kaygıyı besliyor”

    Prof. Dr. Şimşek, insan psikolojisinin öngörülebilirlik ihtiyacına dikkat çekerek, belirsizlik dönemlerinde kaygının doğal bir tepki olduğunu vurguladı. “Geleceğe dair netlik azaldığında, beyin olası tehdit senaryolarını üretmeye başlar. Bu da sürekli tetikte olma hali yaratır. Bilgi bombardımanı ve çelişkili haber akışları ise zihni daha da yorarak kaygıyı artırır,” ifadelerini kullandı. Şimşek’e göre özellikle ekonomik belirsizlikler ve toplumsal olaylar, bireylerin güvenlik algısını etkileyerek kaygının kolektif düzeyde hissedilmesine yol açıyor.

    “Her stres kaygı bozukluğu değildir”

    Kaygı bozukluğu ile günlük stresin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Şimşek, bu farkın doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. “Günlük stres genellikle belirli bir duruma bağlıdır ve durum ortadan kalktığında azalır. Kaygı bozukluğu ise daha yaygın, süreklilik gösteren ve kişinin işlevselliğini belirgin biçimde etkileyen bir tabloya işaret eder. Sürekli endişe hali, çarpıntı, kas gerginliği, uyku sorunları ve kaçınma davranışları kaygının günlük stresin ötesine geçtiğini gösterebilir,” dedi. Şimşek, bireylerin kendi duygusal durumlarını gözlemlemesinin ve belirtilerin süresini değerlendirmesinin önemli olduğunu ifade etti.

    “Psikolojik dayanıklılık geliştirilebilir”

    Belirsizlik dönemlerinde ruh sağlığını korumanın mümkün olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şimşek, bireysel baş etme yöntemlerinin önemine dikkat çekti. “Günlük rutinlerin korunması, uyku ve beslenme düzenine dikkat edilmesi, güvenilir bilgi kaynaklarının tercih edilmesi zihinsel dengeyi destekler. Sürekli haber takibi yapmak yerine belirli zaman aralıklarında bilgi almak kaygıyı azaltabilir,” dedi. Duyguların bastırılmak yerine paylaşılmasının önemine değinen Şimşek, sosyal destek ağlarının psikolojik dayanıklılığı artırdığını belirtti. Fiziksel aktivite, nefes egzersizleri ve zihinsel rahatlama tekniklerinin de stres yönetiminde etkili olduğunu ifade etti.

    “Profesyonel destek güçsüzlük değil, bilinçli bir adımdır”

    Prof. Dr. Şimşek, kaygının yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürdüğü durumlarda profesyonel destek alınmasının sağlıklı bir baş etme yöntemi olduğunu vurguladı. “Psikolojik destek almak bir zayıflık göstergesi değildir. Tam tersine, ruh sağlığını önemsemenin ve sorumluluk almanın bir göstergesidir. Erken müdahale, kaygının kronikleşmesini önleyebilir,” dedi. Şimşek, belirsizlik dönemlerinde bireysel farkındalığın ve dayanıklılığın artırılmasının, yalnızca kişisel iyilik hali açısından değil, toplumsal ruh sağlığı açısından da kritik önem taşıdığını sözlerine ekledi.

  • İstanbul’un Hafızası Martı Kanadında / Pınar Kanber Kişisel Sergisi Açıldı

    İstanbul’un Hafızası Martı Kanadında / Pınar Kanber Kişisel Sergisi Açıldı

    Ressam Pınar Kanber’in uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni kişisel sergisi “Martıların İstanbul’u”, 28 Nisan 2026 tarihinde FULART Gallery’de kapılarını sanatseverlere açtı. Açılış gecesi; sanat dünyasının önemli isimleri, koleksiyonerler, basın mensupları ve çok sayıda davetlinin yoğun ilgisiyle gerçekleşti. “Martıların İstanbul’u” sergisi, 9 Mayıs 2026 tarihine kadar FULART Gallery’de ziyaret edilebilir.

    İstanbul’un çok katmanlı hafızasını martılar üzerinden yeniden yorumlayan sergi, izleyiciyi zaman, hareket ve bellek ekseninde şiirsel bir yolculuğa çıkarıyor. Kanber’in eserleri, geçmiş ile bugünü aynı yüzeyde buluştururken, kentin kültürel ve tarihsel birikimini güçlü bir görsel dile dönüştürüyor.

    Sanatçının daha önce Anadolu’nun göç kültürünü kervansaraylar ve at figürleri üzerinden ele aldığı üretim pratiği, bu seride İstanbul’un simgesi haline gelmiş martılarla yeni bir anlatı katmanına taşınıyor. Tuvalde hayat bulan martılar; Bizans’tan Osmanlı’ya uzanan tarihsel izleri, Boğaz’ın akışını ve şehrin hafızasında yer eden duyguları birbirine bağlayan birer tanık olarak öne çıkıyor. Açılış gecesinde eserler büyük beğeni toplarken, sanat çevreleri sergiyi “İstanbul’un hafızasına şiirsel bir dokunuş” olarak değerlendirdi. Yoğun katılımın olduğu gecede, koleksiyonerlerin eserlere gösterdiği ilgi dikkat çekti.

    Kanber, sergiye ilişkin düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor: “Kervansarayların sesi sustu; yerini martıların çığlıkları aldı. Bu çığlıkları renklerle duyulur kılarak geçmiş ile bugün arasında yeni bir bağ kurmak istiyorum.”

    1974 İstanbul doğumlu sanatçı Pınar Kanber, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun olduktan sonra yüksek lisansını aynı üniversitede tamamladı. Sanat eğitimciliği, proje koordinatörlüğü ve sanat yönetmenliği gibi farklı alanlarda da aktif rol alan Kanber; kültürel miras ve sanat üretimini bir araya getiren çalışmalarıyla tanınıyor. Sanatçı, üretimlerini Çanakkale’deki atölyesinde sürdürmeye devam ediyor.

    “Martıların İstanbul’u” sergisi, 9 Mayıs 2026’ya kadar FULART Gallery’de ziyaret edilebilirken, İstanbul’un gökyüzünde süzülen martıların izinde zaman ve hafızanın katmanlarını keşfetmek isteyen tüm sanatseverleri bu özgün deneyime davet ediyor.

    FULART Gallery

    Adres: Fenerbahçe, Rüştiye Sok.No:19, 34726 Kadıköy/İstanbul

    Telefon: 0532 352 28 04

    Çalışma Saatleri: Pazar günü hariç, her gün 11:00 – 18:00

  • TÜRAM’da Edebiyat Buluşması: Hamnet Analizi

    TÜRAM’da Edebiyat Buluşması: Hamnet Analizi

    Özel Silivri Tarımsal Üretim Araştırma Merkezi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen “Her Kitap Yeni Bir Ben” projesi kapsamında, mart ayı etkinliklerinde Hamnet ele alındı. Öğretmenlerin okuma kültürünü geliştirmek ve edebî metinler üzerinden bireysel farkındalıklarını artırmak amacıyla düzenlenen etkinlik, yoğun katılımla gerçekleştirildi.

    Toplantı sürecinde oluşturulan analiz masalarında, eserde yer alan karakterlerin yaşadığı trajediler ve dönüşümler detaylı şekilde incelendi. Katılımcılar, “Ben olsaydım ne hissederdim?” sorusu üzerinden empati kurarak duygu ve düşüncelerini paylaştı. Özellikle karakterlerden Agnes’in doğayla kurduğu bağ ve şifalı otlar üzerinden verilen metaforlar, edebiyatın iyileştirici yönünü ön plana çıkardı.

    Etkinlikte, William Shakespeare’in Hamlet eseriyle kurulan bağ da ele alındı. Katılımcılar, sanatın acıyı dönüştürme gücüne dikkat çekerek, edebiyatın bireysel ve toplumsal iyileşmeye katkı sunduğunu vurguladı.

    Proje kapsamında gerçekleştirilen etkinliğin, öğretmenlerin hem mesleki hem de kişisel gelişimlerine katkı sağladığı belirtilirken, “Her Kitap Yeni Bir Ben” projesinin önümüzdeki aylarda farklı eserlerle devam edeceği ifade edildi.

  • Okul Aile Birliği Başkanlarına Rehberlik Semineri

    Okul Aile Birliği Başkanlarına Rehberlik Semineri

    Silivri’de okul-aile iş birliğini güçlendirmeye yönelik önemli bir adım daha atıldı. Silivri Rehberlik ve Araştırma Merkezi tarafından, Okul Aile Birliği başkanları ve yönetim kurulu üyelerine yönelik “Önleyici ve Koruyucu Rehberlik Hizmetleri ile Dijital Bağımlılığın Etkileri” konulu seminer yoğun katılımla gerçekleştirildi.

    Silivri Ortaokulu’nda düzenlenen seminere, Silivri İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Hakkı Damat da katılım sağladı. Programda, öğrencilerin sağlıklı gelişimini desteklemek adına ailelerin ve okul yönetimlerinin üstlendiği kritik rol ele alınırken, özellikle dijital bağımlılığın çocuklar ve gençler üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

    Uzmanlar tarafından yapılan sunumlarda, önleyici rehberlik hizmetlerinin önemi vurgulanırken; ailelere dijital kullanım alışkanlıklarının doğru yönetilmesi, çocuklarla sağlıklı iletişim kurulması ve risk faktörlerinin erken fark edilmesine yönelik önemli bilgiler aktarıldı.

    Seminer, katılımcıların sorularının yanıtlanması ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona ererken, eğitim camiası ile aileler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sunması açısından verimli bir buluşma olarak değerlendirildi.

  • Silivri Yeşilay’dan Muhtar Civaş’a Ziyaret

    Silivri Yeşilay’dan Muhtar Civaş’a Ziyaret

    Silivri Yeşilay Şubesi, mahalle düzeyinde yürütülecek bağımlılıkla mücadele çalışmalarını güçlendirmek amacıyla Mimar Sinan Mahalle Muhtarı Ertan Civaş’ı ziyaret etti.

    Gerçekleştirilen ziyarette, mahallelerde bağımlılıkla mücadele kapsamında hayata geçirilebilecek projeler ele alındı. Görüşmede ayrıca, Yeşilay mahalle temsilciliklerinin oluşturulması ve bu süreçte muhtarlıklarla kurulabilecek iş birliği olanakları üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.

    Silivri Yeşilay Şubesi yetkilileri, mahallelerin toplumsal bilinç oluşturmadaki önemine dikkat çekerek, yerelden başlayacak çalışmalarla daha güçlü bir mücadele ağı kurulmasını hedeflediklerini ifade etti. Bu doğrultuda, kurumlar arası iş birliğinin artırılarak sürdürüleceği vurgulandı.

    Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileriyle sona ererken, Yeşilay Şubesi tarafından misafirperverliği dolayısıyla Muhtar Ertan Civaş’a teşekkür edildi.

  • Silivri Ticaretinde Yeni Dönem: E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm Paneli

    Silivri Ticaretinde Yeni Dönem: E-Ticaret ve Dijital Dönüşüm Paneli

    Silivri, teknoloji ve medyanın nabzının atacağı önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Geleceğe Ortak Adımlar” başlığı altında düzenlenecek olan panelde, yerel dinamikler ile ulusal medya ve teknoloji dünyasının temsilcileri yeni ekosistemi masaya yatıracak.

    7 Mayıs 2026 tarihinde saat 14.00’te başlayacak olan etkinlik, Silivri Belediyesi Yaşar Kemal Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek. Bölgedeki ticari ve sosyal hayatın dijital dönüşümle nasıl şekilleneceğinin tartışılacağı panelde, alanında uzman beş değerli konuşmacı görüşlerini paylaşacak.

    Sektörün Öncü İsimleri Konuşmacı Olarak Katılıyor

    Etkinlikte yer alacak isimler ve temsil ettikleri kurumlar şöyle:

    • Nursel Erel: Silivri Kent Konseyi Başkanı
    • Nuray Koçer: İstanbul Silivri Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı
    • Nalan Kurt: nlksoft Yönetim Kurulu Başkanı & TUYAFED E-Ticaret Komite Başkanı
    • Celal Toprak: Gazeteci, Türkiye’de İş Dünyası Genel Yayın Yönetmeni
    • Tuba Gençay: İhlas Medya Reklam Grup Başkanı

    Yeni Bir Ekosistem İçin Güç Birliği

    Silivri Kent Konseyi, Silivri Birleşik Esnaf ve Sanatkarlar Odası, nlksoft, YAPDER ve Türkiye’de İş Dünyası gibi önemli kurumların desteklediği bu buluşma; yerel esnafın teknolojiyle entegrasyonu, e-ticaretin geleceği ve medyanın bu yeni ekosistemdeki rolü gibi kritik konulara ışık tutmayı hedefliyor.

    Sektör temsilcilerini, girişimcileri ve ilgi duyan tüm vatandaşları bir araya getirecek olan bu anlamlı panel, geleceğin dünyasına Silivri’den güçlü bir adım atılmasını sağlayacak.